Öğretmenler Günü Kutlu Olsun

Öğretmenler Günü Kutlu Olsun

0

DOSTLAR!

         Bugün Öğretmenler Günü.

 

            Tayin bekleyen, bekleyen, bekleyen, hala bekleyen

            Önce öğrenmeyi öğreten, ancak teröristlerce okulları yıkılan, yürekleri yakılan yine de canla başla çalışan tüm öğretmenlerimizi kutlarım.

 

            Varlığımızın temel güvencesi bilim-birlik-sevgi meşalesi tutan ellerini öperim.            Verdikleri ilk ve son dersvatan için yaşamak, vatan için ölmek olan tüm şehitlerimizi ellerinden yüzlerinden yüreklerinden öperim.

            İlk öğretmenlerimiz olan şehitlerimizin analarına-babalarına selam olsun.

 

            Eğitim ordumuzun neferi olarak gece-gündüz bilen insan yetiştirme savaşına can baş koyan tüm öğretmenlerimize, gelmişimizin-geçmişimizin-geleceğimizin tüm hakları helal olsun.

 

            Öğretmenlerine karşı görevlerini yapmayanlara, bu görev suçlularına görevlerini hatırlatmayanlara gelmiş, geçmiş, gelecek tüm haklarımız haram olsun.

            Tarih böyle günler yaşatanlardan hesap sorsun.

 

            Çünkü:

         Öğretmen bilimdir, sanattır, sevgidir, hayattır.

 

Bilim hayatımızın ayrılmaz bir parçası, insan olmanın, insan kalmanın olmazsa olmazı. Sanat da onun olmazsa olmazıdır.

Faizsiz geri ödemesiz alıp üretimde-tüketimde kullanabileceğimiz güçlerdir-sihirlerdir, büyülerdir, hayat kaynaklarımızdır.

Bilim sanata, sanat bilime, her ikisi de hayata ışık tutar, ışık katar, sonsuza kapı- pencere açarlar.

Bilim ve sanat yaparsanız, hayatın dahası ve dehası olur yaşarsınız, yaşatırsınız, yaşarlar.

 

Bilim sonsuzluğa yönelir, hayatı aydınlatır, gösterir, tanıtır, ileri götürür, yaşatır. Akılla-Doğruyla.

Bilimle, bile bile yaşarız, gelişiriz. Anlam buluruz, anlam oluruz, anlayış oluruz. Onsuz anlamımızı kaybederiz.

 

Sanat, sonsuzluğa yönelir, hayatı aydınlatır, gösterir, tanıtır, eleştirir, yeni hayatlar önerir, paylaştırır, yaşatır.Duyguyla-Sevgiyle-Güzellikle.

 

Din de çağının bilgi birikimine göre aynı amaçlara yönelir. İyiyle-Doğruyla-Umutla Güzellikle.

 

Güzellik, dışınızdaki-içimizdeki şeylerin kendi içlerindeki uyumdadır, bizimleuyumundadır:

-          Sesin, sessizliğin uyumundadır. Sözün, söyleyişin uyumundadır.

            Masalda, efsanede, hikâyede, şiirde, romanda, fıkrada, hicivde vb. de sözün özle, özün özleyenle uyumundadır.

            Resimde, fotoğrafta, grafikte vb.de ışığın, gölgenin, rengin, şeklin-biçimin, çizginin uyumundadır.

-          Müzikte, notanın, melodinin, armoninin, ritmin temponun uyumundadır.

-          Dansta, hareketin müziğe, yere, dans edene uyumundadır.

-                     Yontuda, bu yontuda yansıyan gerçeklikte, bu gerçeklikte sezilen hayattadır,

candadır.

-          Sinemada, tiyatroda vb.de sunulanın özlemlerimize uyumundadır.

-                      Bu uyumlarda gömülü sonsuzun-sonsuzluğun duyumunda, hayat acılarından

arınmada, umutta, mutluluktadır.

-                      Bütün bunların ve dahasının bir araya gelişinin, bir araya gelerek oluşturduğu bütünün

uyumundadır. Bu uyumun duyumundadır.

-

            Bu uyumlarla ses- sessizlik oluruz.

            Söz – söyleyiş; ritim – tempo; nota-  melodi – armoni, dans oluruz.

            Işık – gölge, karanlık – aydınlık oluruz.

         Hayat oluruz, sanat oluruz, iyilik-güzellik oluruz. Var oluruzinsan oluruzmutlu oluruz.  .

 

Sözün özü

      İyilik – Güzellik – İnsanlık, hayatta ne varsa insanla uyumundadır.

      Önce insanın kendisiyle uyumundadır. Sonra:

İnsan – doğa uyumundadır.

İnsan – insan uyumundadır.

İnsan – toplum uyumundadır

Toplumların uyumundadır.

 

Öyleyse haydi bütün bunların kaynağı,

Bilimle buluşmaya

Sanatı yaşamaya, yaşatmaya.

Birlik içinde sağlıklı güzel bir Türkiye yaratmaya. Dünyaya, güzellikler katmaya.

Öğretmenlerimizi canımızla korumaya, korumayanlara hesap sormaya.

Hesap sormayanlara “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” cılara daha daha hesap sormaya.

 

Dileriz bu öğretmenler günü terörün, terörü önlemeyenlerin, destekleyenlerin yarattığı yaşattığı kötülüklerin, çirkinliklerin haksızlıkların-adaletsizliklerin son bulduğu yolculuğun başı olur.

 

Sözlerimi bir öğretmenin Hasan Hüseyin’in bir şiiriyle noktalamak istiyorum.

“bak şu bebelerin güzelliğine 
            kaşı destan 
            gözü destan 
            elleri kan içinde 
kör olasın demiyorum 
kör olma da  
            gör beni 



damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana

sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne

kahrolasın demiyorum
kahrolma da
            gör beni

kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne

ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne

ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu

kör olasın demiyorum
kör olma da
             gör beni

 

                                                                                                    Dilerim öyle olur.

                                                                                                    Ali Kalıpçı

Yorum Yaz